Sözünüz Sürekli Kesiliyorsa Ne Yapabilirsiniz?
Sözü kesilmek küçük bir aksaklık gibi görünür ama zamanla konuşma isteğini azaltır. Türlerini ayırt etmek ve sakin biçimde sözü geri almak için yollar.
Meral Ekinci 4 dk
Bir cümleye başlıyorsunuz, üçüncü kelimede karşınızdaki devam ediyor. Sonunda ne söyleyecektiniz, bunu hatırlamıyorsunuz bile. Sözü kesilmek küçük bir aksaklık gibi görünür, ama sürekli tekrarlandığında kişinin konuşma isteğini gerçekten azaltır.
Bu durum yalnızca kabalıkla açıklanamaz. Sözü kesmenin farklı türleri, farklı nedenleri ve farklı çözümleri vardır. Neyle karşı karşıya olduğunuzu ayırt etmek, doğru tepkiyi vermenin ilk şartıdır.
Sık Yaşanan, Az Konuşulan Bir Durum
Sözü kesilmek çoğu zaman gündeme getirilmez, çünkü şikâyet edilecek kadar büyük görünmez. Tek tek bakıldığında her biri küçük bir andır; toplamda ise kişinin konuşmaya ayırdığı alanı belirgin biçimde daraltır.
Zamanla bir alışkanlık oluşur: kişi konuşmaya başlamadan önce kesileceğini varsayar, cümlelerini kısaltır, bazı düşüncelerini hiç dile getirmez. Bu, sohbetten çekilmenin sessiz biçimidir.
Sözü Kesmenin Türleri
Bir tür, coşkulu kesmedir. Karşı taraf söylediklerinize heyecanlanır ve kendi eklemesini yapmak için bekleyemez. Rahatsız edicidir ama arkasında ilgisizlik yoktur.
İkinci tür, yön değiştiren kesmedir. Konu ortasında tamamen başka bir başlığa geçilir. Burada karşı taraf sizi dinlememiş, yalnızca sırasını beklemiştir.
Üçüncü tür ise tamamlayıcı kesmedir. Cümlenizi sizin yerinize bitirirler. Yardım gibi görünen bu davranış, çoğu zaman söylemek istediğinizden farklı bir cümle ortaya çıkarır.
Herkes Aynı Niyetle Kesmez
Bazı kişiler hızlı konuşulan bir ortamda büyümüştür; onlar için araya girmek sohbete katılmanın normal yoludur. Bu kişiler kestiklerinin farkında bile olmayabilir.
Bazıları ise sessizliği rahatsız edici bulur ve boşluk oluşmasın diye acele eder. Niyet farkı önemlidir, çünkü fark edilmeden yapılan bir davranış söylendiğinde kolayca düzelir.
Kalabalık Sohbette Ne Olur?
Üç kişiden fazla olan sohbetlerde söz sırası kendiliğinden hızlanır. Yavaş konuşan veya cümlesini kurmadan önce düşünen kişiler bu ortamda daha sık kesilir.
Bu, kişisel bir tercih meselesi değil çoğunlukla ritim meselesidir. Kalabalıkta konuşmak isteyen kişinin cümlesine daha kısa ve net başlaması, sözünün kesilme ihtimalini belirgin biçimde azaltır.
Sürekli Kesilen Kişide Ne Birikir?
İlk etkisi anlık sinirlenmedir. Uzun vadede ise kişi kendini ifade etme konusunda isteksizleşir ve fikirlerini paylaşmanın zahmete değmediğini düşünmeye başlar.
Bunun bir yan etkisi de düşüncelerin olgunlaşamamasıdır. Yarıda kalan cümleler, çoğu zaman tamamlanmamış fikirlere dönüşür. Kişi ne düşündüğünü konuşarak netleştirme fırsatını kaybeder.
Anlık Müdahale Cümleleri
O anda kullanılabilecek kısa ve sakin ifadeler, tartışma çıkarmadan sözü geri alır. Bir saniye, cümlemi bitireyim demek çoğu ortamda yeterlidir ve kaba karşılanmaz.
Başka bir yöntem, kesildikten sonra kaldığınız yeri hatırlatmaktır. Demin şunu söylüyordum, oradan devam edeyim demek, hem sözü geri alır hem karşı tarafa nazik bir hatırlatma yapar.
Ses tonunun sakin kalması burada belirleyicidir. Aynı cümle sinirli bir tonla söylendiğinde konuşma sözün içeriğinden uzaklaşır ve gerginlik meselesine dönüşür.
Sonradan Konuşmak
Aynı kişi tekrar tekrar sözünüzü kesiyorsa, o anda değil sonradan konuşmak daha etkilidir. Sohbetin ortasında yapılan uyarı savunmaya yol açar; sakin bir anda yapılan konuşma dinlenir.
Konuşurken suçlama yerine gözlem dili kullanmak sonucu değiştirir. Konuşurken sık sık araya giriyorsun, ben de düşüncemi tamamlayamıyorum demek, kaba davranıyorsun demekten çok daha kolay kabul edilir.
Toplantı ve Grup Ortamları
İş ortamlarında sözü kesilmenin bedeli daha görünürdür; söylenmemiş bir fikir başka biri tarafından dile getirilebilir. Burada yapılabilecek en etkili şey, konuşmaya net bir çerçeveyle başlamaktır.
İki noktaya değineceğim demek, dinleyicinin beklemesini sağlar. Ayrıca yazıya dökülmüş kısa bir not, sözlü olarak kesilseniz bile fikrin kaybolmamasını güvence altına alır.
Kendi Kesme Alışkanlığınızı Fark Etmek
Sözü kesilmekten şikâyet eden pek çok kişi, kendisi de farkında olmadan aynı davranışı yapar. Bunu ölçmenin basit bir yolu vardır: bir sohbette karşı taraf sustuktan sonra iki saniye bekleyin.
Bu kısa bekleme, hem karşı tarafa cümlesini tamamlama alanı bırakır hem konuşmanın ritmini yavaşlatır. İki saniyelik boşluk, çoğu sohbette yalnız size uzun gelir.
Sınır İşe Yaramazsa
Dile getirilmiş bir rahatsızlık defalarca yok sayılıyorsa, mesele artık konuşma alışkanlığı değildir. Bu noktada beklentiyi düşürmek, o kişiyle önemli konuları birebir ve daha sakin ortamlarda konuşmak daha gerçekçidir.
Kalabalık ortamlarda tartışmaya girmek yerine, fikri yazılı olarak paylaşmak ya da uygun bir anda tekrar gündeme getirmek, hem enerjinizi korur hem söylediğinizin kaybolmasını önler.
Sözün kesilmesi çoğu zaman bir saygısızlık değil, alışkanlık ve ritim meselesidir. Türünü ayırt etmek, o anda kısa ve sakin bir cümleyle sözü geri almak ve tekrar eden durumlarda sonradan konuşmak, çoğu ilişkide sorunu büyütmeden çözer.